Diyanet'te Hac Görevlendirmeleri Ayrımcılık Tartışması Yarattı
Diyanet İşleri Başkanlığı'nda hac ve umre görevlendirmelerinde bazı kişilere ayrıcalık tanındığı iddiaları kurum içinde ciddi tartışmalara yol açtı. Bazı isimlerin defalarca hac görevlisi olarak yurt dışına çıktığı öne sürüldü.
Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde gerçekleştirilen hac ve umre görevlendirmeleriyle ilgili ortaya atılan iddialar, kurum içinde önemli bir tartışma başlattı. Görev dağılımında bazı kişilere ayrıcalık tanındığı yönündeki iddialar dikkat çekerken, bazı isimlerin 25 kez hac görevlisi olarak yurt dışına gönderildiği öne sürülmesi tepkileri artırdı.Yaklaşık 140 bin personelin görev yaptığı Diyanet'te, görevlerin belirli kişiler arasında paylaştırıldığına dair eleştiriler yükselirken, kurum içinde “şanslı personel” olarak adlandırılan bir grup hakkında tartışmalar alevlendi. BirGün gazetesinin haberine göre, kurumdaki bazı kişilerin sadece hac göreviyle 25 kez yurt dışına çıktığı, umre ve diğer Suudi Arabistan görevlendirmeleriyle birlikte bu sayının 35'e ulaştığı belirtildi.Başkanlık kaynakları, üst düzey bazı yöneticilerin iki yılda bir düzenli olarak hac görevlendirmesi aldığını ve 2026 yılındaki hac organizasyonunda da ekip başkanı, başkan yardımcısı ve bölge sorumlusu olarak görev alacak kişilerin büyük bir kısmının, iki yıl önce de aynı görevlerle kutsal topraklarda bulunduğunu ifade etti. Hac görevlendirmelerindeki bu durum, kurum içinde görev yapan binlerce taşra personeli ve din görevlisinin tepkisini çekti.Meslek hayatı boyunca hiç hacca gidemeden emekli olan binlerce personel olduğunu belirten bir başkanlık çalışanı, yaşanan ayrımcılığı şu sözlerle dile getirdi: “140 bin çalışanımız var ve binlerce arkadaşımız hac yüzü görmeden emekli oluyor. Buna karşın 25 defa hacca giden isimlerin olması, ‘Biz farklı kurumda mı çalışıyoruz?’ diye kendimize sormamıza neden oluyor.”Benzer bir rahatsızlığın taşra teşkilatında da yaşandığı, Türkiye genelindeki 81 il müftüsü, 220 il müftü yardımcısı ve 921 ilçe müftüsü arasından sadece belirli isimlere “hac ayrıcalığı” tanındığı ve bazı müftülerin neredeyse her yıl hacca gönderildiği ileri sürüldü.Haberde yer alan iddialara göre, hac görevlendirmeleri sadece manevi bir görev olmanın ötesinde, aynı zamanda önemli bir gelir kaynağı olarak görülüyor. Hacca giden Diyanet personelinin tüm konaklama, ulaşım ve transfer masrafları hacı adaylarından alınan ücretlerden karşılanırken, bu kişilere ayrıca günlük euro veya dolar üzerinden yurt dışı harcırahı ödeniyor.Yaklaşan Kurban Bayramı için de benzer bir tablonun oluştuğunu belirten kaynaklar, yaklaşık bin görevlinin kurban organizasyonu adı altında yurt dışına gönderileceğini ve harcırahlardan en büyük payı yine müfettişlerin alacağını iddia etti.Tartışmaların odağındaki bu duruma ilişkin konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı kaynakları, içerideki durumu şu sözlerle eleştirdi: “Hac ve kurban maalesef bir grup için kazanç kapısı haline geldi. Her yıl görevlendirilen isimler adeta hacca abone olmuşlar. Onlar olmadan hac organizasyonu yapılamıyor ya da hac kabul olmuyor gibi bir algı oluşuyor. Bu işi layıkıyla yapacak binlerce nitelikli müftü ve vaiz varken, ekiplerin hep aynı üst düzey isimlerden seçilmesi son derece enteresan. Milletin emaneti, dar bir grup arasında gelir kapısına dönüşmüş durumda.”Kamuoyunda ve sosyal medyada geniş yankı uyandıran “hac torpili” iddialarına karşı Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan henüz resmi bir açıklama gelmedi.